Kira sözleşmesine kefil olan kişinin sorumluluğu, asıl borçlu kiracının borcu için başlatılan tahliye talepli icra takibinde nasıl değerlendirilir? `www.zulkufarslan.av.tr/ucuncu-kisiye-kiranin-odenmesi/` metnindeki Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ilk bozma kararında, kefilin sorumluluğuna ilişkin hangi tespitte bulunulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #195056

Metindeki Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ilk bozma kararında, kefilin sorumluluğuna ilişkin olarak, kefaletin türünün önemli olduğu ve adi kefaletin söz konusu olduğu tespiti yapılmıştır. Kararda, 'kefil A.. G..’nün kefaletinin müteselsil kefalet olmadığının anlaşılmasına göre' denilerek, davacı vekilinin kefil hakkındaki davanın reddine yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilmiş ve bu kısım onanmıştır. Bu tespitin hukuki anlamı şudur: Türk Borçlar Kanunu'na göre kefalet, adi kefalet veya müteselsil kefalet şeklinde olabilir. - Adi Kefalette: Alacaklı, borcunu asıl borçludan (kiracıdan) talep etmeden ve ona karşı yaptığı takibin semeresiz kaldığını ispatlamadan kefile başvuramaz. Kefilin sorumluluğu ikinci derecededir (tali). - Müteselsil Kefalette: Alacaklı, borcu doğrudan kefilden talep edebilir. Kefil, asıl borçlu ile birlikte zincirleme olarak sorumludur. Yargıtay, somut olaydaki kira sözleşmesinde 'müteselsil kefil' ibaresi bulunmadığı için kefaletin 'adi kefalet' olduğuna ve bu nedenle alacaklının doğrudan kefile yönelik başlattığı takibin ve açtığı davanın usulsüz olduğuna karar vermiştir. İcra takibi tahliye talepli olduğu için de, kefilin tahliye sorumluluğu zaten bulunmadığından, mahkemenin kefil yönünden davayı reddetmesi doğru bulunmuştur.