İdari yargıda 'kararın bozulması' (İYUK m. 49) ile 'düzelterek onama' (HMK'dan kıyasen) arasında ne gibi bir fark vardır ve bu fark, dosyanın akıbetini nasıl etkiler? Cevabınızda `kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-52-madde-iyuk/` metnindeki genel ilkelerden yararlanınız.
Her ne kadar metin doğrudan 'düzelterek onama'yı tartışmasa da, 'bozma' kararının niteliğine ilişkin yaptığı analizden bu ayrım çıkarılabilir. Fark şudur: 1) Kararın Bozulması (İYUK m. 49): Bu durumda, üst yargı yeri (Danıştay), ilk derece veya istinaf mahkemesinin kararında esasa etkili bir hukuka aykırılık tespit eder. Bozma kararı ile mahkemenin kararı ortadan kalkar ve dosya, yeniden bir karar verilmek üzere kararı veren mahkemeye geri gönderilir (İYUK m. 49/3). Mahkeme, bozma kararına uyarak veya eski kararında ısrar ederek yeni bir yargılama yapmak zorundadır. `kadimhukuk.com.tr`'deki metinde belirtildiği gibi, bozma kararı tek başına idare tarafından uygulanacak bir karar değildir, yargısal süreci devam ettirir. 2) Düzelterek Onama (Kıyasen Uygulama): Bu, İYUK'ta açıkça düzenlenmemiş ancak yargısal içtihatlarla HMK'dan kıyasen uygulanan bir yöntemdir. Üst yargı yeri, mahkeme kararının esasen doğru olduğunu ancak basit, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bir hata (örneğin, yazım hatası, hesap hatası, yanlış kanun maddesi numarası yazılması gibi) içerdiğini tespit ederse, bu hatayı kendisi düzelterek kararı onar. Bu durumda, dosya alt mahkemeye geri gönderilmez; üst yargı yerinin düzelttiği şekliyle karar kesinleşir. Bu usul, yargılamayı hızlandırır ve usul ekonomisine hizmet eder. Farkın özeti; bozma, dosyayı yeniden yargılama için alt mahkemeye gönderirken; düzelterek onama, dosyayı sonuçlandırır ve kesinleştirir.