5237 sayılı TCK'nın 73/4 maddesine göre, takibi şikayete bağlı bir suçta mağdurun şikayetinden vazgeçmesi davayı düşürür. Ancak aynı maddenin 6. fıkrası 'vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez' hükmünü içermektedir. `barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sikayete-bagli-suclar-nelerdir-tck.html` metnindeki Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararı ışığında, şikayetten vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık hakkındaki yargılamanın nasıl devam etmesi ve ne tür bir kararla sonuçlanması gerektiğini açıklayınız.
`barandogan.av.tr`'deki metinde yer alan Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2021/12452 E. sayılı kararına göre, şikayetten vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık hakkındaki yargılama şu şekilde devam etmeli ve sonuçlanmalıdır: Sanığın vazgeçmeyi kabul etmemesinin amacı, yargılama sonunda beraat ederek aklanma hakkını kullanmaktır. Bu nedenle, mahkeme 'dava şikayetten vazgeçme nedeniyle düştü' diyerek dosyayı hemen kapatamaz. Yargılamaya devam ederek, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği konusunda bir sonuca varmalıdır. Bu değerlendirme sonucunda iki ihtimal ortaya çıkar: 1) Suçun Sabit Olmaması: Mahkeme, yaptığı yargılama sonucunda sanığın suçu işlemediği kanaatine varırsa, sanık hakkında 'beraat' kararı verir. Bu, sanığın aklanma hakkının bir sonucudur. 2) Suçun Sabit Olması: Mahkeme, sanığın suçu işlediğinin sabit olduğuna kanaat getirirse, sanık hakkında 'mahkumiyet' kararı veremez. Çünkü kovuşturma şartı olan 'şikayet' ortadan kalkmıştır. Bu durumda mahkeme, Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, 'kararda bu hususu açıklayarak, kovuşturmanın şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle davanın düşürülmesine' karar verir. Yani, sanık suçlu bulunsa bile, vazgeçme nedeniyle ceza almaz, dava düşer. Bu usul, hem sanığın beraat etme olasılığını korumakta hem de şikayet şartının yokluğunda ceza verilmesini engellemektedir.