HMK m. 116 ve 117 uyarınca 'ilk itirazların' mutlaka cevap dilekçesi ile ve cevap süresi içinde ileri sürülmesi kuralının, davalının 'süre uzatım' talebinde bulunması halinde nasıl uygulanacağını Yargıtay içtihatları ışığında, `kadimhukuk.com.tr/makale/hmk-ilk-itirazlar-hmk-116-madde/` metnindeki açıklamaları temel alarak değerlendiriniz.
HMK m. 117, ilk itirazların (kesin olmayan yetki itirazı ve tahkim itirazı) hepsinin cevap dilekçesinde ve HMK m. 127'de belirtilen iki haftalık cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerektiğini, aksi halde dinlenmeyeceğini emreder. Davalının süre uzatım talebinde bulunması durumu ise kanunda açıkça düzenlenmemiştir, ancak uygulama Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmiştir. `kadimhukuk.com.tr`'deki metinde bu duruma ilişkin Yargıtay kararlarına atıfla yapılan açıklamaya göre, eğer davalı, yasal iki haftalık cevap süresi içerisinde mahkemeden süre uzatım talebinde bulunmuş (HMK m. 127, ek süre en fazla bir aydır) ve mahkeme bu talebi kabul etmişse, davalı bu ek süre içerisinde vereceği cevap dilekçesiyle ilk itirazlarını ileri sürebilir. Yargıtay, mahkeme tarafından usulüne uygun olarak verilmiş ek sürenin, yasal sürenin bir devamı niteliğinde olduğunu kabul etmektedir. Dolayısıyla, ek süre içinde verilen cevap dilekçesi 'süresinde verilmiş' sayılacağından, bu dilekçede yer alan ilk itirazlar da süresinde yapılmış kabul edilir ve mahkeme tarafından incelenir. Ancak, davalı yasal süre içinde süre uzatım talebinde bulunmaz veya talebi reddedilirse, bu süreden sonra vereceği dilekçedeki ilk itirazlar dinlenmez.