Kira borcunun, kiralayanın bilgisi veya açık onayı olmaksızın, kiralayanın yakınlarının (oğlu ve gelini) banka hesabına ödenmesi, borçlu kiracıyı borcundan kurtarır mı? `www.zulkufarslan.av.tr/ucuncu-kisiye-kiranin-odenmesi/` adresindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararını, İİK m. 269/c'deki ispat külfeti ve hakkın kötüye kullanılması yasağı (TMK m. 2) açısından analiz ediniz.
Hayır, kural olarak kurtarmaz. `www.zulkufarslan.av.tr`'deki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (E: 2013/2199, K: 2015/1323) kararına göre, bu tür bir ödemenin geçerli sayılabilmesi için kiralayanın bu duruma muvafakat ettiğinin kiracı tarafından kanıtlanması gerekir. Kararın analizini şu üç noktada toplayabiliriz: 1) İspat Külfeti (İİK m. 269/c): İcra takibine itiraz eden kiracı, kira borcunu ödediğini İİK m. 269/c'de sayılan belgelerle (noterlikçe düzenlenmiş veya imzası tasdik edilmiş, alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge, resmi makbuz vb.) ispat etmek zorundadır. Kiracının, kiralayanın yakınının hesabına yaptığı ödemeyi gösteren banka dekontları, kiralayan bu ödemeyi kabul etmediği sürece tek başına borcu sona erdiren geçerli bir delil değildir. Kiracı, kiralayanın 'ödemeyi bu hesaba yapabilirsiniz' şeklinde bir talimatı veya onayı olduğunu da aynı nitelikteki belgelerle ispatlamalıdır. Kararda da 'yapılan bu ödemelere kiralayanın muvafakat ettiğini kanıtlayamamıştır' denilerek ispat yükünün kiracıda olduğu vurgulanmıştır. 2) Hakkın Kötüye Kullanılması (TMK m. 2): Kararda, Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşmeler sırasında 'davacının oğluna ve gelinine yapılan ödemelerin kira bedeline ilişkin olduğu, davacının bizzat kendisine yapılmadığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olacağı' yönünde bir azınlık görüşü belirtilmiş, ancak bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Çoğunluk görüşü, borcun alacaklıdan başkasına ödenmesinin kural olarak borcu sona erdirmeyeceği yönündeki temel borçlar hukuku ilkesine ve icra hukukunun şekli ispat kurallarına öncelik tanımıştır. 3) Sonuç: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kiracının ödemeyi kiralayana yaptığını İİK'nın aradığı nitelikte delillerle ispatlayamadığına hükmederek, yakınlarına yapılan ödemelerin borcu sona erdirmediği sonucuna varmış ve direnme kararını bozmuştur.