İYUK m. 52/4 'Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur' hükmünü amirdir. Ancak Danıştay'ın bir 'bozma kararı', idare tarafından doğrudan uygulanması gereken, 28. maddedeki gibi bir 'icrai karar' niteliği taşır mı? `kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-52-madde-iyuk/` metnindeki Danıştay 5. Dairesi kararları ışığında bu durumu tahlil ediniz.
Hayır, Danıştay'ın 'bozma kararı' idare tarafından doğrudan uygulanması gereken icrai bir karar niteliği taşımaz. `kadimhukuk.com.tr`'deki metinde yer alan Danıştay 5. Dairesi'nin E:2010/3275 ve E:2016/22666 sayılı kararlarında bu husus net bir şekilde açıklanmıştır. Kararlarda belirtildiği üzere, 'idare mahkemelerince verilen nihai kararların temyizen incelenmesi sonucu Danıştayca verilen bozma kararındaki hüküm fıkrası, Mahkeme kararının bozulmasına yönelik olup, dava konusu işlemin iptali veya davanın reddi sonucunu doğurmadığından, idarece uygulanacak bir karar niteliğinde de değildir.' İYUK m. 52/4'teki 'kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur' hükmü, bozulan ilk derece mahkemesi kararının hukuki sonuç doğurma ve infaz edilme kabiliyetini ortadan kaldırdığı anlamına gelir. Ancak bu durum, idareye bozma kararı doğrultusunda yeni bir işlem tesis etme yükümlülüğü getirmez. İdarenin işlem tesis etme yükümlülüğü, bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesinin yeniden yapacağı yargılama sonucunda vereceği nihai karara (iptal, red, vb.) göre doğar. Metindeki Danıştay kararlarında da vurgulandığı gibi, idare, bozma kararı üzerine değil, 'mahkemece işin esasına ilişkin yeniden verilecek nihai karar doğrultusunda işlem tesis etmelidir.' Aksi bir uygulama, yani idarenin doğrudan bozma kararına dayanarak işlem yapması, hukuka aykırı olacaktır.