TCK'da takibi şikayete bağlı bir suçun (örneğin TCK m. 106/1 son cümledeki sair tehdit) nitelikli halinin (örneğin 3359 sayılı Kanun ek m. 12 uyarınca sağlık personeline karşı işlenmesi) takibinin de şikayete bağlı olup olmadığını nasıl belirleriz? `barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/sikayete-bagli-suclar-nelerdir-tck.html` metninde yer alan Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararının temel mantığını açıklayınız.
Bir suçun basit halinin şikayete bağlı olması, nitelikli halinin de otomatik olarak şikayete bağlı olduğu anlamına gelmez. `barandogan.av.tr`'deki metinde bu ilke 'bir suçun basit halinin soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olması, nitelikli hallerinin de şikayete tabi olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır' şeklinde ifade edilmiştir. Belirleyici olan, kanun koyucunun iradesidir. Eğer kanun, nitelikli hali düzenlerken takibin şikayete bağlı olduğuna dair özel bir hüküm getirmiyorsa veya nitelikli halin kendisi zaten resen takip edilen başka bir suça (örneğin kasten yaralamanın kamu görevlisine karşı işlenmesi TCK m. 86/3-c) gönderme yapmıyorsa, o zaman suçun temel şekli için öngörülen şikayet şartı devam eder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2024/231 E. sayılı kararında tartıştığı gibi, TCK m. 106/1'deki sair tehdit suçu şikayete bağlıdır. 3359 sayılı Kanun, bu suçun sağlık personeline karşı işlenmesini sadece bir 'ceza artırım nedeni' olarak düzenlemiş, takibini şikayetten çıkarmamıştır. Tehdit suçunu düzenleyen TCK m. 106'da, hakaret (TCK m. 125/3-a) veya yaralama (TCK m. 86/3-c) suçlarından farklı olarak, mağdurun 'kamu görevlisi' olması suçun takibini resen yapılır hale getiren bir nitelikli hal olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle YCGK, kanunilik ilkesi ve kıyas yasağı gereği, 3359 sayılı Kanun'daki ceza artırımının suçun takip usulünü değiştirmediğini ve sağlık çalışanına yönelik sair tehdit suçunun da şikayete bağlı kalmaya devam ettiğini kabul etmiştir. Kısacası, her nitelikli hal, suçun takip şartını ayrıca değerlendirmeyi gerektirir; otomatik bir geçiş söz konusu değildir.