CMK m. 322/1, ölmüş bir hükümlü hakkındaki yargılamanın yenilenmesi talebinin incelenmesinde özel bir usul öngörmektedir. Bu usulün, yaşayan bir hükümlünün talebinin incelenmesinden temel farkı nedir ve mahkemenin bu durumda verebileceği kararlar nelerdir? Cevabınızı `barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-322-durusma-yapilmaksizin-yenileme-isteminin-incelenmesi.html` metnindeki madde gerekçesine dayanarak açıklayınız.
CMK m. 322/1'de düzenlenen usulün yaşayan bir hükümlünün talebinin incelenmesinden temel farkı, yargılamanın 'duruşma yapılmaksızın' yürütülmesidir. `barandogan.av.tr`'deki madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'Hükümlü ölmüşse mahkeme duruşma yapmaz.' Kural olarak yargılamanın yenilenmesi, duruşma açılarak yapılırken, hükümlünün ölümü bu kuralın en net istisnasını oluşturur. Bunun sebebi, ceza yargılamasının şahsiliği ilkesi gereği, ölen kişinin artık bir ceza muhakemesi süjesi olamamasıdır. Mahkeme, bu durumda dosyayı duruşma açmadan evrak üzerinden inceler, gerekli görürse ek delilleri toplar. Mahkemenin bu inceleme sonunda verebileceği kararlar ise iki türlüdür: a) Hükümlünün Beraatine Karar Verilmesi: Toplanan yeni deliller, eski hükmün yanlış olduğunu ve hükümlünün aslında suçsuz olduğunu ortaya koyuyorsa, mahkeme hükümlünün beraatine ve önceki mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına karar verir. Bu kararın amacı, ölen kişinin lekelenmeme hakkını ve manevi itibarını ölümünden sonra da korumaktır. b) Yargılamanın Yenilenmesi İsteminin Reddine Karar Verilmesi: Eğer yeni deliller, önceki mahkumiyeti sarsacak nitelikte değilse, mahkeme yargılamanın yenilenmesi talebini reddeder ve eski hüküm varlığını sürdürür. Bu durumda mahkeme, CMK m. 322/2'deki gibi derhal beraat kararı veremiyorsa, talebi reddetmekle yetinir.