Bir bankadan kredi çeken ve hayat sigortası yaptıran kişinin vefat etmesi durumunda, bankanın bakiye kredi alacağı için doğrudan mirasçılara icra takibi başlatması hukuken mümkün müdür? Konuyu, `kadimhukuk.com.tr/makale/olen-kisinin-kredi-borcu-ne-olur/` metninde alıntılanan Yargıtay 13. Hukuk Dairesi kararı ve dürüstlük kuralı (TMK m. 2) çerçevesinde analiz ediniz.
Hayır, hukuken mümkün değildir. `kadimhukuk.com.tr/.../olen-kisinin-kredi-borcu-ne-olur/` metninde alıntılanan Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/26289 E., 2019/3448 K. sayılı kararına göre, kredi sözleşmesiyle bağlantılı olarak hayat sigortası yapılmışsa, bankanın kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi zorunludur. Bu durum, mirasçılara karşı dava açılabilmesi veya icra takibi başlatılabilmesi için bir 'dava şartı' olarak kabul edilmektedir. Banka, ancak sigorta poliçesi limitlerinin bakiye alacağı karşılamaya yetmediği durumlarda, arta kalan miktar için mirasçılara başvurabilir. Bu uygulamanın temelinde yatan hukuki prensipler şunlardır: 1) Sigortanın Amacı: Hayat sigortası tam da bu gibi risklerin (vefat) gerçekleşmesi durumunda borcun ödenmesini temin etmek için yapılır. Bankanın sigortayı atlayarak mirasçılara gitmesi, sigorta kurumunun amacına ve güvenilirliğine aykırıdır. 2) Dürüstlük Kuralı (TMK m. 2): Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ilgili metindeki diğer kararında da belirtildiği gibi, bankanın elinde sigorta poliçesi gibi kolay ve doğrudan bir tahsil imkanı varken, bunu kullanmayıp mirasçıları takip etmesi, hakkın kötüye kullanılmasıdır ve dürüstlük kuralına aykırıdır. Bu nedenle, bankanın sigorta yolunu tüketmeden mirasçılara karşı başlattığı takip veya dava, usulden reddedilmelidir.