Bir siyasi partinin kapatılması davası devam ederken, partinin kendi yetkili organlarınca 'kapanma kararı' alması durumunda, Anayasa Mahkemesi'nde görülen kapatma davasının akıbeti ne olur? `sen.av.tr/tr/makale/hdpnin-kapanmasi-halinde-kapatilma-davasi-duser-mi` metnindeki analiz çerçevesinde, 2820 sayılı Kanun'un m. 108'inin iptali ve m. 110/3 hükmü arasındaki ilişkiyi yorumlayınız.
Metindeki analize göre, bir siyasi partinin hakkında kapatma davası açıldıktan sonra kendiliğinden kapanma kararı alması, Anayasa Mahkemesi'nde görülen kapatma davasını düşürmez. Davanın, özellikle partinin malvarlığının Hazine'ye devri ve parti üyelerine siyasi yasak getirilmesi gibi hukuki sonuçları bakımından devam etmesi gerekir. Bu sonuca şu gerekçelerle ulaşılmaktadır: 1) 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 108. maddesi ('Kapanma kararının kapatmaya ilişkin hükmün sonuçlarına etkili olamayacağı') Anayasa Mahkemesi tarafından 2010 yılında iptal edilmiş olsa da, bu iptal kararı mutlak bir sonuç doğurmaz. 2) Aynı kanunun 110. maddesinin 3. fıkrası hala yürürlüktedir ve 'Kapatılması için hakkında soruşturma veya dava açılmış olan bir siyasi parti, kapanma ve buna bağlı olarak parti mallarının devrine dair karar aldığı takdirde, soruşturma veya dava sonuçlanıncaya kadar devir işlemi yapılmaz' hükmünü içermektedir. Bu madde, davanın hukuki sonuçlarının askıda kaldığını ve devam ettiğini göstermektedir. 3) En önemlisi, Anayasa'nın 68. ve 69. maddeleri, siyasi partilerin kapatılmasının hukuki sonuçlarını (temelli kapatma, başka ad altında kurulamama, üyelerine 5 yıl siyaset yasağı) açıkça düzenlemektedir. Parti, kendi kapanma kararıyla Anayasa'da öngörülen bu yaptırımlardan kurtulamaz. Aksi düşünce, Anayasa hükümlerini işlevsiz kılacak ve normlar hiyerarşisine aykırı olacaktır. Dolayısıyla, AYM iptal kararına rağmen, Anayasa m. 69 ve SPK m. 110/3 hükümleri gereği kapatma davası hukuki sonuçları yönünden devam eder.