Bir ceza davasının soruşturma aşamasında, suça konu olduğu iddia edilen bir ses kaydı, kolluk tarafından dinlenerek bir 'çözüm tutanağı' haline getirilmiş ve dosyaya eklenmiştir. Kovuşturma aşamasında mahkeme, 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ilkesi gereğince bu ses kaydını duruşmada dinletmek istemektedir. Savunma tarafı ise, kaydın hukuka aykırı elde edildiğini iddia ederek delilin ortaya konulmasına CMK m. 206/2 uyarınca itiraz etmektedir. Mahkemenin bu durumda izlemesi gereken usuli yol nedir?
Bu durumda mahkeme, çift aşamalı bir değerlendirme yapmalıdır. Öncelikle, savunma tarafının CMK m. 206/2-a'ya dayalı 'delilin hukuka aykırı olarak elde edildiği' iddiasını karara bağlamalıdır. Mahkeme, bu itirazı inceleyerek delilin hukuka uygun mu yoksa aykırı mı elde edildiğine dair bir karar vermelidir. Eğer delilin hukuka aykırı elde edildiğine kanaat getirirse, delilin ortaya konulması talebini reddeder ve kaydı dinletmez. Ancak, delilin hukuka uygun olarak elde edildiği sonucuna varırsa, bu kez 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri gereği, orijinal delil olan ses kaydını duruşmada dinletmekle yükümlüdür. Metinde de eleştirildiği gibi, sadece çözüm tutanağına dayanarak hüküm kurması CMK m. 217'ye aykırı olur. Dolayısıyla, mahkeme önce delilin yasak delil olup olmadığını tartışmalı, yasak delil olmadığına karar verirse, delili duruşmada tarafların huzurunda ortaya koyarak tartışmaya açmalıdır.