Cezaevinde bulunan bir hükümlünün, daha önce işlemiş olduğu bir suçtan dolayı hakkında verilen hücreye koyma cezasının, sağlık durumu nedeniyle infaz edilemeyeceği bir sağlık kurulu raporu ile tespit edilmiştir. İnfaz Kanunu m. 48/3-c uyarınca, bu durumda hücre cezası yerine hangi ceza, nasıl bir süreyle uygulanır? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/4702 sayılı kararında, bu sürenin hesaplanmasına ilişkin yapılan yaygın hata ve doğru yorum nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194528

İnfaz Kanunu m. 48/3-c'ye göre, hücreye koyma cezasının sağlık nedeniyle infaz edilememesi durumunda, bu ceza yerine 'ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma' cezası uygulanır. Kanun, bu cezanın 'iki katı süreyle' uygulanacağını belirtir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/4702 E., 2017/161 K. sayılı kararında, bu 'iki katı süre' ifadesinin yorumunda yapılan hata ele alınmıştır. Hatalı yorum, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezasının kanundaki alt ve üst sınırlarının (1 aydan 3 aya kadar) iki katına (2 aydan 6 aya kadar) çıkarılarak bu aralıkta bir ceza verilmesi şeklindedir. Yargıtay'a göre bu, kanunun hükümlü aleyhine genişletici yorumlanmasıdır. Doğru yorum ise, hükümlüye verilen 'hücre cezasının gün sayısının' iki katı kadar süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakılmasıdır. Örneğin, 15 gün hücre cezası almış bir hükümlü için bu ceza, 30 gün ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezasına dönüştürülmelidir.