Bir trafik kazası sonrası alınan adli raporda, mağdurun vücudunda herhangi bir lezyon tarif edilmemesi, kasten yaralama suçunun (TCK m. 86) oluşmadığı anlamına mı gelir? Bu durumda mağdurun beyanının delil değeri nedir?
Hayır, bu durum suçun oluşmadığı anlamına gelmez. TCK m. 86/1'de kasten yaralama suçu, 'kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi' olarak tanımlanmıştır. Görüldüğü gibi, suçun oluşması için vücutta görünür bir iz (lezyon) oluşması şart değildir; sadece 'acı vermek' dahi suçun maddi unsurunu oluşturur. Örneğin, bir tokat atmak veya saçı çekmek, iz bırakmasa bile acı verdiği için yaralama suçunu oluşturur. Bu durumda, adli raporda lezyon olmaması doğal olabilir. Mağdurun, acı çektiğine dair tutarlı ve samimi beyanı, eğer dosyadaki diğer delillerle (tanık beyanı, olayın oluş şekli vb.) çelişmiyorsa, mahkumiyet için yeterli bir delil olarak kabul edilebilir. Metindeki analizde de belirtildiği gibi, 'mağdurun iddiasını doğrulayan somut deliller varsa, yaralamaya ilişkin konuda adli tabip raporunda ... vücutta herhangi bir iz ve esere rastlanmadığına dair rapor içeriği, kasten yaralama suçunun işlenmediğinin delili olamaz.'