Bir trafik kazasında, sürücünün 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun, idari yaptırımlar (para cezası, ehliyetin geri alınması) dışında, ceza hukuku açısından ne gibi sonuçları olabilir? Bu eylem hangi suçu oluşturur ve fail hangi kanun maddesine göre yargılanır?
1,00 promil üzerinde alkollü araç kullanmak, sadece bir idari yaptırıma tabi bir kabahat değil, aynı zamanda TCK m. 179/3 uyarınca 'Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma' suçunu oluşturan bir fiildir. Bu madde, 'alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan' kişiyi cezalandırmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, 1,00 promil ve üzeri alkol seviyesi, kişinin 'emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde' olduğunun bilimsel bir karinesidir ve bu durumun ayrıca ispatlanmasına gerek yoktur. Metinde de belirtildiği gibi, bu durumda sürücü hakkında '1 ila 6 ay arasında hapis cezasına' hükmedilebilir. Dolayısıyla, 1,00 promil üzerinde alkollü yakalanan sürücü, hem idari para cezası ve ehliyetin geri alınması gibi idari yaptırımlarla, hem de TCK m. 179/3 uyarınca adli bir soruşturma ve kovuşturma ile karşı karşıya kalır.