CMK m. 48 uyarınca bir tanığın 'kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinme hakkı' ile CMK m. 46 uyarınca avukatın sahip olduğu 'mesleki sır nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkı' arasındaki temel fark nedir? Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2013/3777 E. sayılı kararında, başka bir dosyada sanık olan bir kişinin tanık olarak dinlenmesi sırasında mahkemenin yaptığı usuli hata ne olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194463

İki çekinme hakkı arasındaki temel fark şudur: CMK m. 48'deki çekinme hakkı (nemo tenetur ilkesinin yansıması), tanığa sadece kendisini veya yakınını suçlayacak 'belirli sorulara' cevap vermeme hakkı tanır. Tanık, tanıklık yapmaktan tamamen çekinemez, sadece o soruları yanıtsız bırakabilir. CMK m. 46'daki mesleki sırra dayalı çekinme hakkı ise, avukat gibi belirli meslek mensuplarına, o konu hakkında 'tamamen tanıklık yapmaktan' çekinme hakkı verir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2013/3777 E., 2014/19509 K. sayılı kararında mahkemenin yaptığı hata, başka bir dosyada sanık olan tanığa CMK m. 45 ve 46'ya göre çekinme hakkı olduğunu hatırlatması ve tanığın 'tanıklık yapmayacağını' beyan etmesi üzerine beyanını almamasıdır. Oysa mahkemenin yapması gereken, tanığa tanıklık yapma yükümlülüğü olduğunu ancak CMK m. 48 uyarınca sadece kendisini suçlayıcı sorulara cevap vermekten çekinebileceğini hatırlatmak ve diğer soruları sorarak beyanını almaktı. Mahkeme, yanlış kanun maddesini uygulayarak tanığın beyanını hiç almamakla usul hatası yapmıştır.