5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) delillerin ortaya konulması ve değerlendirilmesine ilişkin ilkeleri (CMK m.206, m.217) ile 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ilkesi bağlamında, soruşturma aşamasında bir video kaydından alınan ve dosyaya konulan fotoğrafların veya ses kaydı döküm tutanağının delil niteliğini tartışınız. Mahkemenin, orijinal video veya ses kaydını duruşmada izletip dinletmek yerine sadece bu dökümanlar üzerinden hüküm kurması hukuka uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194414

Bu uygulama, CMK'nın temel ilkelerine aykırıdır. CMK m. 217/1'e göre, 'Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.' Delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesi, hakimin delille doğrudan temas kurmasını, araya başka bir vasıta girmemesini gerektirir. Bir olayın delili video veya ses kaydının kendisidir; bu kayıttan oluşturulan döküm veya fotoğraflar ise delilden türetilmiş belgelerdir ve orijinal delilin yerini tutamazlar. Sağlanan metinde de eleştirildiği gibi, mahkemenin orijinal kaydı duruşmada CMK m. 206 uyarınca tarafların (sanık, müdafi, katılan) huzurunda ortaya koyup izletmeden/dinletmeden, tartışmaya açmadan, sadece kolluk veya bilirkişi tarafından hazırlanan dökümlere dayanarak karar vermesi, 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerini ihlal eder. Sanığın, aleyhindeki temel delili doğrudan inceleme ve ona karşı savunma yapma hakkı kısıtlanmış olur. Bu nedenle, mahkemenin orijinal delil olan kaydı duruşmada bizzat incelemesi, tutanağa buradan edindiği kanaati geçirmesi ve taraflara bu delile karşı diyeceklerini sorması, hukuka uygun bir yargılama için zorunludur.