Bir boşanma davasında, davalı erkeğin, evlilik birliği devam ederken hemcinsi olan bir kişiyle otelde kaldığı otel kayıtları ile tespit edilmiştir. Bu durum, TMK m. 161'deki 'zina' sebebine mi, yoksa TMK m. 163'teki 'haysiyetsiz hayat sürme' sebebine mi dayanak oluşturur? Gerekçesiyle açıklayınız.
Bu durum, TMK m. 163'teki 'haysiyetsiz hayat sürme' sebebine dayanak oluşturabilir, ancak 'zina' (TMK m. 161) sebebine dayanak oluşturmaz. Zina, hukuki tanımı gereği, eşlerden birinin karşı cinsten bir kişiyle cinsel ilişkiye girmesini ifade eder. Hemcinsle yaşanan cinsel birliktelik, Yargıtay içtihatlarında zina olarak kabul edilmemektedir. Ancak, bu tür bir davranış, toplumun genel ahlak ve edep anlayışına aykırı, evlilik birliğinin onur ve saygınlığını zedeleyici bir davranış olarak görüldüğü için 'haysiyetsiz hayat sürme' kapsamında değerlendirilir. Bu davranışın boşanma sebebi olabilmesi için, sürekli bir nitelik taşıması ve diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirmesi gerekir. Otelde kalma eyleminin tek başına bu şartları sağlayıp sağlamadığı, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilecektir.