Bir tahliye davası devam ederken, davacı ev sahibi, aynı zamanda kiracının birikmiş kira borçları için icra takibi başlatmıştır. Bu iki hukuki sürecin aynı anda yürümesi mümkün müdür? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/6340 E. sayılı kararı, kiracının borca itirazı halinde alacaklının hangi seçimlik haklara sahip olduğunu belirtmektedir?
Evet, bu iki hukuki sürecin aynı anda yürümesi mümkündür. Birbirinden bağımsız yollardır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/6340 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, tahliye talepli bir icra takibinde borçlu-kiracı borcun tamamına itiraz ederse takip durur. Bu durumda alacaklı-kiraya verenin önünde iki seçimlik hak bulunur: 1) İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak 'itirazın kaldırılması ve tahliye' talep edebilir (İİK m. 269/c). Bu yol, alacaklının elinde İİK m. 68'deki belgelerden (noter onaylı kira sözleşmesi gibi) varsa daha hızlı bir yoldur. 2) Genel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak 'itirazın iptali ve tahliye' davası açabilir (HMK ve TBK hükümleri). Bu yol, daha kapsamlı bir yargılama gerektirir. Alacaklı, bu iki yoldan birini seçmekte serbesttir. Bu süreçler, daha önce açılmış bir tahliye davasından bağımsız olarak yürütülebilir.