Bir trafik kazasında yaralanan ve vücudunda herhangi bir iz (lezyon) kalmayan mağdurun, olayın üzerinden yedi ay geçtikten sonra şikayetçi olması durumunda, kasten yaralama suçunun (TCK m. 86) ispatı mümkün müdür? Bu durumda soruşturma makamlarının nasıl bir yol izlemesi gerektiğini 'maddi gerçeğe ulaşma' ilkesi açısından değerlendiriniz.
Evet, ispatı mümkündür ancak zordur. Kasten yaralama suçunun oluşması için vücutta görünür bir iz kalması şart değildir; kişinin vücuduna acı verilmesi dahi suçun oluşumu için yeterlidir (TCK m. 86/1). Ancak aradan uzun zaman geçmesi, en önemli delillerden biri olan adli tıp raporu alınmasını imkansız hale getirir. Metindeki analizden de yola çıkarak, bu durumda dahi soruşturma makamlarının 'maddi gerçeğe ulaşma' ilkesi gereği iddiayı soruşturması gerekir. Soruşturma, olayı destekleyebilecek diğer delillerin toplanmasına odaklanmalıdır. Bunlar; olayı gören tanıkların beyanları, olaya ilişkin (varsa) kamera kayıtları, taraflar arasındaki husumeti gösteren mesajlaşmalar, mağdurun olaydan hemen sonra bir yakınına durumu anlatmasına ilişkin beyanlar gibi dolaylı deliller olabilir. Eğer bu yan deliller, mağdurun iddiasını 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı' bir şekilde doğruluyorsa, adli tıp raporu olmasa dahi yeterli şüphenin varlığı kabul edilerek kamu davası açılabilir ve kovuşturma aşamasında sanığın mahkumiyetine dahi karar verilebilir. Ancak deliller yetersiz kalırsa, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği KYOK veya beraat kararı verilecektir.