Haksız tutuklama nedeniyle manevi tazminat miktarının belirlenmesinde mahkemenin dikkate alması gereken objektif olmayan kriterler nelerdir? Yargıtay'a göre, hükmedilecek manevi tazminatın hangi temel ilkelere uygun olması gerekir?
Metinde ve Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde objektif bir ölçüt yoktur. Mahkeme takdir hakkını kullanırken şu kriterleri dikkate almalıdır: Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği (örneğin, bir terör suçlaması ile adi bir suçlama aynı etkiyi yaratmaz), tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, kişinin toplum içindeki konumu, yaşadığı elem, ıstırap ve üzüntünün derecesi. Yargıtay'a göre, hükmedilecek manevi tazminat, 'hak ve nesafet kurallarına' uygun, makul bir miktar olmalıdır. Bu miktar, bir yandan davacının manevi zararını bir nebze olsun gidermeli, diğer yandan da bir 'zenginleşme aracı' olmamalı ve davalı Devlet için de bir 'ceza niteliğine' dönüşmemelidir. Bu dengeyi sağlamak hakimin takdirindedir.