Ev sahibinin ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açılabilmesi için, 'ihtiyacın' taşıması gereken üç temel özellik Yargıtay içtihatlarına göre nelerdir? Henüz doğmamış veya gerçekleşmesi muhtemel bir ihtiyaç (örneğin, yurtdışında okuyan çocuğun 2 yıl sonra dönme ihtimali) bu dava için geçerli bir sebep sayılır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194234

Yargıtay içtihatlarına göre, ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının kabul edilebilmesi için ihtiyacın 'samimi, gerçek ve zorunlu' olması gerekir. Bu üç unsur birbiriyle ilişkilidir: Samimi olma, ihtiyacın dürüstçe ileri sürülmesini, amacın kiracıyı çıkarıp daha yüksek bedelle kiraya vermek gibi bir durum olmamasını ifade eder. Gerçek olma, ihtiyacın fiilen var olmasını, hayali veya varsayımsal olmamasını gerektirir. Zorunlu olma ise, ihtiyacın ertelenemez nitelikte olduğunu ve kiraya verenin o konut veya işyerine gerçekten muhtaç durumda olduğunu belirtir. Metinde de değinildiği gibi, 'henüz doğmamış ve gerçekleşmesi için daha uzun bir süre var olan ihtiyaç' geçerli bir gerekçe sayılamaz. Yargıtay, bu tür geleceğe dönük, kesin olmayan, muhtemel ihtiyaçları 'gerçek' ve 'zorunlu' kabul etmemektedir. Dolayısıyla, yurtdışında okuyan çocuğun 2 yıl sonra dönme ihtimali, davanın açıldığı anda mevcut, somut bir ihtiyaç olmadığı için tahliye sebebi olarak kabul edilmez.