2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda yapılması önerilen değişiklikle, 'kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen bez ve sair unsurlarla örterek' toplantıya katılmak ayrı bir suç olarak tanımlanmaktadır. Metnin yazarının bu düzenlemeye yönelik eleştirilerinden ikisini açıklayınız. Yazar, bu eylemin nasıl düzenlenmesi gerektiğini önermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194211

Metnin yazarı, bu düzenlemeye iki temel eleştiri getirmektedir: 1) Önerilen ceza miktarının (iki yıl altı aydan dört yıla kadar hapis) eylemin niteliğine göre çok ağır olduğu ve toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının özüne müdahale niteliği taşıdığı. 2) Ceza Hukukunun temel ilkeleri gereği, hazırlık hareketi niteliğindeki bir eylemin (yüz kapatma) tek başına suç sayılmasının hukuka aykırı olduğu. Bireyin ancak bir suça teşebbüs ettiğinde veya suçu işlediğinde cezalandırılabileceği, sırf yüzünü kapattığı için cezalandırılmasının 'suç ve cezada kanunilik' ve 'cezalandırılabilirliğin sınırları' ilkeleriyle bağdaşmadığı. Yazar, bu eylemin ayrı bir suç olarak düzenlenmesi yerine, 2911 sayılı Kanun m. 33/1-a'da sayılan silah veya yasaklı maddelerle toplantıya katılma suçunun 'nitelikli hali' olarak düzenlenmesini önermektedir. Yani, yasaklı maddelerle toplantıya katılan bir kişinin aynı zamanda kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatması, suç işleme kastının yoğunluğunu gösterdiği için daha ağır bir cezayla cezalandırılması gerektiğini savunmaktadır.