213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 359/b-2 maddesinde düzenlenen 'defter, kayıt ve belgeleri gizleme' suçu ne zaman oluşur? Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olan defterlerin, vergi incelemesi sırasında yetkili memura ibraz edilmemesi bu suç kapsamında nasıl bir anlam taşır?
'Defter, kayıt ve belgeleri gizleme' suçu, vergi kanunlarına göre tutulması, düzenlenmesi ve saklanması zorunlu olan defter ve belgelerin, vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluşur. VUK m. 359/b-2'nin son cümlesi bu konuda özel bir düzenleme getirmiştir: 'Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir.' Bu hüküm bir kanuni karinedir. Yani, bir mükellefin defterlerinin varlığı noter tasdik kaydı gibi resmi bir belgeyle sabitse ve mükellef bu defterleri inceleme elemanına sunmuyorsa, kanun bu durumu 'gizleme' olarak kabul eder. Mükellefin bu defterlerin kaybolduğu, çalındığı veya bir mücbir sebeple yok olduğuna dair iddialarını inandırıcı delillerle ispatlaması gerekir. Aksi takdirde, sadece ibraz etmeme eylemi, gizleme suçunun oluşumu için yeterli sayılacaktır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/2822 sayılı kararı da bu ilkeyi desteklemektedir.