2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 33. maddesi, toplantıya 'silahla' katılmayı suç olarak düzenlemektedir. 'İç Güvenlik Paketi' ile bu maddeye eklenen 'molotof, havai fişek, demir bilye, sapan' gibi araçların da 'silah' kapsamına alınmasının, TCK'nın 6. maddesindeki genel 'silah' tanımı ile olan ilişkisini ve bu özel düzenlemenin getirilme nedenini açıklayınız.
TCK m. 6/1-f, 'silah' deyimini çok geniş bir şekilde tanımlamıştır. Bu tanıma göre silah, sadece ateşli silahlar veya patlayıcı maddeler değil, aynı zamanda 'saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet' ile 'saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler'i de kapsar. Bu genel tanım çerçevesinde, 'sopa, demir çubuk' gibi aletler zaten TCK'ya göre silah sayılabilirdi. Ancak, 'molotof, havai fişek, demir bilye, sapan' gibi araçların TCK'daki genel tanım kapsamına girip girmediği, her somut olayda mahkemenin yorumuna ve takdirine bağlı kalabilirdi. Özellikle 'sapan' veya 'demir bilye' gibi araçların tek başına 'fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli' olup olmadığı tartışma yaratabilirdi. 2911 sayılı Kanun'un 33. maddesine 'İç Güvenlik Paketi' ile bu araçların 'ismen sayılarak' eklenmesinin temel nedeni, bu hukuki tartışmayı ortadan kaldırmak ve bu araçların, toplantı ve gösteri yürüyüşleri bağlamında 'mutlak surette silah' kabul edilmesini sağlamaktır. Bu bir 'özel kanun' düzenlemesidir ve TCK'daki genel tanımdan daha spesifiktir. Kanun koyucu, toplumsal olaylarda bu araçların sıkça kullanıldığını ve ciddi tehlikeler yarattığını gözlemleyerek, mahkemelerin takdir yetkisini ortadan kaldırmış ve bu araçları taşımanın, başka bir yoruma gerek kalmaksızın, doğrudan 'toplantıya silahla katılma' suçunu oluşturacağını hükme bağlamıştır. Bu, ceza normunun belirliliğini artırmaya ve uygulamada birliği sağlamaya yönelik bir yasal düzenleme tekniğidir.