İş akdinin 'geçerli nedenle' feshinde, işverenin fesih bildirimini 'yazılı olarak' yapma ve 'fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtme' zorunluluğunun (İş K. m. 19) ardındaki hukuki amaç nedir? Bu şekil şartlarına uyulmamasının yaptırımı nedir?
İş Kanunu m. 19'da düzenlenen bu şekil şartları, iş güvencesi sisteminin temel güvencelerindendir ve iki temel amaca hizmet eder: 1) İşçiyi Bilgilendirme ve Savunma Hakkını Sağlama: Fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi, işçinin işten çıkarılma nedenini net olarak anlamasını sağlar. İşçi, kendisine yöneltilen iddiaları veya işletmesel nedenleri bilerek, buna karşı savunma yapma ve özellikle işe iade davası açıp açmayacağına karar verme imkanına kavuşur. Soyut ve genel ifadelerle (örneğin, 'işletme gerekleri', 'verimsizlik' gibi) yapılan bir fesih bildirimi, işçinin bu hakkını kullanmasını engeller. Bu nedenle kanun, sebebin somutlaştırılmasını aramaktadır. 2) Yargısal Denetimi Kolaylaştırma: Fesih sebebinin yazılı olarak belirtilmesi, işe iade davası açıldığında mahkemenin denetim yapacağı alanı sınırlar. İşveren, dava sırasında, fesih bildiriminde belirttiği sebepten farklı bir sebebe dayanamaz veya fesih bildiriminde belirttiği sebebi sonradan değiştiremez. Bu, 'fesihte sebeple bağlılık' ilkesidir. Bu ilke, işverenin dava sürecinde keyfi olarak yeni nedenler uydurmasını engelleyerek, yargısal denetimin sağlıklı bir şekilde yapılmasını sağlar. Yaptırımı: Bu şekil şartlarına uyulmaması, yani feshin yazılı yapılmaması veya sebebinin açık ve kesin belirtilmemesi, feshin 'geçersiz' sayılması sonucunu doğurur. Mahkeme, feshin esasını (gerçekten geçerli bir neden olup olmadığını) hiç incelemeden, sadece bu şekil eksikliği nedeniyle feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verir.