Bir trafik kazasında, ehliyetsiz bir sürücünün kullandığı aracın ruhsat sahibinin, bu durumdan haberi olmaksızın aracının kullanılması halinde, KTK m. 36 uyarınca ruhsat sahibine 'ehliyetsiz kişiye araç kullandırmaktan' dolayı idari para cezası kesilebilir mi? Sorumluluğun doğması için ruhsat sahibinde bulunması gereken manevi unsur (kast/taksir) nedir?
KTK m. 36, motorlu araçların 'sürülmesine izin verilmesini' yasaklamaktadır. Bu 'izin verme' ifadesi, ruhsat sahibinin sorumluluğunun doğması için bir manevi unsurun (kast veya en azından taksirin) varlığını gerektirir. Sorumluluk, objektif (kusursuz) bir sorumluluk değildir. Dolayısıyla, ruhsat sahibinin bilgisi ve rızası dışında, örneğin aracının çalınması veya bir yakını tarafından izinsiz olarak alınması gibi durumlarda, ruhsat sahibine 'ehliyetsiz kişiye araç kullandırmaktan' dolayı ceza kesilemez. Ruhsat sahibinin bu cezadan sorumlu tutulabilmesi için, sürücünün ehliyetsiz olduğunu 'bilerek' veya 'bilmesi gerekirken bilmeyerek' (taksirle) aracı kullanmasına izin vermiş olması gerekir. - Kast: Ruhsat sahibi, kişinin ehliyetsiz olduğunu bilerek aracın anahtarını teslim ederse, sorumluluğu 'kasten' doğar. - Taksir: Ruhsat sahibi, aracı teslim ettiği kişinin ehliyet durumunu kontrol etme yönündeki asgari özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmezse (örneğin, 15 yaşındaki birine veya ehliyeti olup olmadığını hiç sormadığı birine aracı verirse), sorumluluğu 'taksirle' doğabilir. Eğer ruhsat sahibi, aracının ehliyetli sandığı bir kişi tarafından kullanıldığını (hile ile kandırıldığını) veya izni dışında alındığını ispatlarsa, bu idari para cezasından sorumlu tutulamaz. İspat yükü, bu durumda cezanın iptalini isteyen ruhsat sahibine düşecektir.