Çekişmeli boşanma davasında, davalının duruşmalara katılmaması davanın seyrini nasıl etkiler? Davalının yokluğunda yargılama devam edebilir mi ve bu durum davacı lehine bir sonuç doğurur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194136

Çekişmeli boşanma davasında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel ilkeleri geçerlidir. Davacının (veya vekilinin) duruşmaları takip etmesi zorunludur; aksi halde dava işlemden kaldırılır. Ancak davalının duruşmalara katılma zorunluluğu yoktur. Davalı, usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya katılmazsa, 'yokluğunda yargılamaya devam edilir'. Davalının duruşmaya gelmemesi, tek başına davacının iddialarını kabul ettiği anlamına gelmez. Hukuk davalarında (ceza davalarındaki susma hakkından farklı olarak) iddiaları inkar etmiş sayılır. Bu durumda davacı, dava dilekçesinde ileri sürdüğü tüm iddiaları (örneğin, aldatma, şiddet) hukuka uygun delillerle (tanık, belge, HTS kayıtları vb.) ispatlamakla yükümlüdür. Davalının yokluğu, davacının ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Ancak davalının duruşmalara katılmaması, kendi lehine olan delilleri sunmasını, tanıklara soru sormasını ve davacının iddialarına karşı etkin bir savunma yapmasını engeller. Bu durum, dolaylı olarak davacının işini kolaylaştırabilir. Eğer davacı, iddialarını yeterli delillerle ispatlarsa, davalının yokluğuna rağmen dava kabul edilir. Özetle, davalının yokluğunda yargılama devam eder ve bu durum tek başına davacı lehine bir sonuç doğurmaz; belirleyici olan yine davacının iddialarını ispatlayıp ispatlayamadığıdır.