Vasi olarak atanan bir kişinin, kısıtlı adına avukata vekaletname verebilmesi için ek bir onay veya izin prosedürüne tabi midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194132

Evet, tabidir. Vasi, vesayet altındaki kişiyi kural olarak tüm hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK m. 448). Ancak bu temsil yetkisi sınırsız değildir. TMK, kısıtlının menfaatlerini korumak amacıyla, bazı önemli işlemler için vasinin vesayet makamından (Sulh Hukuk Mahkemesi) ve bazen de denetim makamından (Asliye Hukuk Mahkemesi) izin almasını zorunlu kılmıştır. Metinde, vasinin kısıtlı adına bir dava açabilmesi veya icra takibi başlatabilmesi için 'vesayet makamından izin alması gerektiği' belirtilmiştir. Dava açma veya takip başlatma yetkisi, bu süreci yürütecek olan avukata vekalet verme yetkisini de doğal olarak içerir. Dolayısıyla, vasi, kısıtlı adına bir avukata vekalet vererek onu vekil tayin edecekse, bu işlem için öncelikle vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi'nden izin almalıdır. Mahkeme, açılacak davanın veya yapılacak işlemin kısıtlının menfaatine olup olmadığını değerlendirerek bu izni verir veya reddeder. İzin alınmadan, sadece vasinin imzasıyla verilen bir vekaletnameye dayanılarak yapılan hukuki işlemler, kısıtlı açısından geçersiz sayılma riski taşır. Bu nedenle, 'vasi, kısıtlı adına avukata vekalet verecekse, bu durumun vesayet makamının onayına sunulması gerekir.'