İdari davada 'dava açma süresi'nin kaçırılmasının hukuki sonucu nedir? Bu sürelerin 'hak düşürücü' nitelikte olması ne anlama gelir ve mahkeme bu durumu re'sen dikkate alabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194130

İdari davada kanunda belirtilen dava açma sürelerinin (genel süre 60 gün, özel kanunlarda belirtilen daha kısa süreler) kaçırılmasının hukuki sonucu, dava açma hakkının kaybedilmesidir. Bu sürelere 'hak düşürücü süre' denir. Hak düşürücü nitelikte olmasının anlamı şudur: Belirtilen süre geçtikten sonra, dava açma hakkı bir daha canlanmamak üzere tamamen ortadan kalkar. Bu süreler, zamanaşımı sürelerinden farklıdır. Zamanaşımında hak sona ermez, sadece dava yoluyla talep edilebilme imkanı zayıflar ve karşı tarafın itirazı (zamanaşımı defi) üzerine dikkate alınır. Hak düşürücü sürelerde ise hak, bizatihi sona erer. Bu nedenle, dava açma sürelerine uyulup uyulmadığı, 'kamu düzeni' ile ilgili kabul edilir. Mahkeme, davanın süresinde açılıp açılmadığını, taraflar ileri sürmese bile, davanın her aşamasında 're'sen (kendiliğinden)' dikkate almak zorundadır. Eğer mahkeme, davanın süresi geçtikten sonra açıldığını tespit ederse, davanın esasına girmeden, 'süre aşımı nedeniyle usulden reddine' karar verir. Davacının davanın esasında ne kadar haklı olursa olsun, süreyi kaçırmış olması, davasının dinlenmesine engel teşkil eder.