Müstehcenlik suçu (TCK m. 226) ile cinsel taciz suçu (TCK m. 105) aynı fiille (örneğin, rıza dışı müstehcen bir mesaj gönderme) işlendiğinde, Yargıtay'ın benimsediği içtima kuralı nedir? Fail hangi suçtan cezalandırılır?
Bir kişiye rızası dışında cinsel içerikli, müstehcen bir mesaj veya görüntü göndermek, tek bir fiil olmasına rağmen birden fazla suçun unsurlarını bünyesinde barındırır. Bu eylem, içeriği itibarıyla müstehcen bir materyalin başkasının kullanımına sunulması nedeniyle 'müstehcenlik' (TCK m. 226) suçunu; aynı zamanda cinsel amaçla kişiyi rahatsız eden bir davranış olması nedeniyle 'cinsel taciz' (TCK m. 105) suçunu oluşturur. Bu durumda, ceza hukukunun 'fikri içtima' kuralı (TCK m. 44) uygulanır. TCK m. 44, 'İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır' hükmünü amirdir. Metinde belirtildiği üzere, bu durumda sanık hakkında daha ağır olan suçtan, yani müstehcenlik suçundan hüküm kurulması gerektiği ifade edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Mahkeme, somut olayda gerçekleşen cinsel taciz ve müstehcenlik suçlarının temel ve nitelikli hallerinin cezalarını karşılaştırır ve hangisinin cezası daha ağır ise, faile o suçtan ceza verir. Diğer hafif kalan suçtan ayrıca ceza verilmez. Bu, 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez ceza verilememesi) ilkesinin bir gereğidir.