CMK m. 258'de düzenlenen kanun yolu 'istinaf' iken, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/9593 E. sayılı kararında, emanetteki bir av tüfeğinin iadesine ilişkin kararda temyiz yoluna başvurulmasının neden reddedildiğini, 'değer' unsuru açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194116

Bu karar, Bölge Adliye Mahkemelerinin (BAM) faaliyete geçmesinden önceki döneme aittir ve o dönemdeki fiili hukuki durumu yansıtmaktadır. CMK m. 258, emanetteki eşya hakkındaki kararlara karşı kanun yolunu 'istinaf' olarak belirlemiştir. Ancak BAM'lar kurulmadığı için bu yol fiilen kapalıydı. Yargıtay, bu boşluğu doldurmak için bu tür kararların 'temyiz' edilebileceğini kabul etmişti. Ancak bu kabul, sınırsız değildi. Yargıtay, bu geçici çözümde, o dönemde hukuk davaları için geçerli olan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesindeki 'temyiz sınırı' kuralını kıyasen uygulamıştır. Bu kurala göre, değeri belirli bir parasal sınırın altında olan uyuşmazlıklara ilişkin kararlar kesindir ve temyiz edilemez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin kararında, temyiz konusu olan 'Üzümlü marka 12 numara otomatik av tüfeğinin bilinen değerinin', HUMK'ta öngörülen bu parasal miktarın altında olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, karar 'temyiz edilemez' (kesin) nitelikte kabul edilmiş ve temyiz istemi, eşyanın değerinin düşüklüğü nedeniyle reddedilmiştir. Yani, kanun yolu teorik olarak istinaf olsa da, geçici uygulamada temyiz yolu kabul edilmiş, ancak bu yol da parasal bir değere bağlanarak sınırlandırılmıştır.