Vasiyetnamenin açılması davasında, mirasbırakanın daha sonraki bir tarihli bir belgeyle önceki vasiyetnamesinden 'rücu ettiğini (döndüğünü)' beyan etmesi, bu rücu belgesinin de bir vasiyetname gibi açılıp okunması zorunluluğunu ortadan kaldırır mı? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin K.2021/1181 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194113

Hayır, ortadan kaldırmaz. Vasiyetnameden dönme (rücu), TMK m. 542'ye göre, yine kanunda öngörülen vasiyetname şekillerinden birine (resmi, el yazılı, sözlü) uyularak yapılabilir. Dolayısıyla, vasiyetnameden rücu edildiğini içeren bir belge, hukuken 'yeni bir ölüme bağlı tasarruf', yani yeni bir vasiyetname niteliğindedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin K.2021/1181 sayılı kararında, mirasbırakanın önceki bir vasiyetnamesinden rücu ettiğine dair düzenlediği noter belgesinin de bir ölüme bağlı tasarruf olduğu ve bu nedenle, diğer vasiyetnameler gibi, 'geçerli olup olmadığına bakılmaksızın' Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından açılması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkemenin, bu belgenin sadece rücu içerdiği ve bu nedenle yapılacak bir işlem olmadığı gerekçesiyle açılmasına gerek görmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay'a göre, bu rücu belgesinin de geçerli olup olmadığı (şekil şartlarına uyup uymadığı, irade fesadı olup olmadığı vb.) ancak açılıp ilgililere tebliğ edildikten sonra, açılacak bir iptal davasında tartışılabilecek bir konudur. İlgililer, ancak bu belgenin de usulüne uygun olarak açılıp okunmasıyla haklarını (örneğin, rücunun geçersizliğini iddia etme hakkı) öğrenebilirler. Bu nedenle, vasiyetnameden rücu belgesi de bir vasiyetname gibi işlem görmeli ve mutlaka açılıp ilgililere tebliğ edilmelidir.