Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, 'yerel mahkemece verilen hükmün temyiz edilmesi' ile 'yerel mahkemenin istinaf dilekçesinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması' arasındaki temel farkı, dosyayı inceleyecek olan üst mahkeme açısından açıklayınız.
Bu iki durum, kanun yoluna başvuru sürecinde tamamen farklı aşamaları ve sonuçları ifade eder: 1) Hükmün Temyiz Edilmesi: Bu, davanın esasına ilişkin olarak ilk derece veya bölge adliye mahkemesi tarafından verilen nihai kararın (mahkumiyet, beraat vb.), hukuka aykırılıklar (usul veya esasa ilişkin) yönünden incelenmesi için Yargıtay'a başvurulmasıdır. Bu durumda Yargıtay, dosyanın esasına girer, delilleri, hukuki nitelendirmeyi, ceza tayinini vb. denetler ve sonuç olarak hükmü onar, bozar veya düzeltir. İncelemenin konusu, davanın 'esasıdır'. 2) İstinaf Dilekçesinin Reddi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvurulması (HMK m. 346): Bu durumda, dosya henüz üst mahkemeye gitmemiştir. İlk derece mahkemesi, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı veya kararın kesin olduğu gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Bu ret kararına karşı yeniden istinaf yoluna başvurulduğunda, dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne (BAM) gider. Ancak BAM, bu aşamada hemen davanın esasını incelemez. BAM'ın ilk görevi, ilk derece mahkemesinin verdiği 'istinaf dilekçesinin reddi' kararının doğru olup olmadığını denetlemektir. Eğer BAM, ret kararını yerinde bulursa (örneğin başvuru gerçekten süresinde değilse), başvuruyu reddeder ve dosya esastan incelenmez. Eğer BAM, ret kararını 'yerinde görmezse', o zaman ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırır ve ancak bu aşamadan sonra davanın 'esasını' incelemeye başlar. Özetle, ilk durumda üst mahkeme doğrudan dosyanın esasını incelerken, ikinci durumda öncelikle alt mahkemenin kanun yolu başvurusunu reddetme kararının usulüne uygunluğunu denetler.