Bir anonim şirketin tasfiye sürecinde, alacaklılara yapılan 'üçüncü çağrı' tarihinin, tasfiye bakiyesinin pay sahiplerine dağıtılması açısından önemi nedir? Bu kuralın istisnası var mıdır?
Anonim şirketlerin tasfiyesinde, alacaklıların haklarını korumak amacıyla getirilmiş en önemli güvencelerden biri, tasfiye bakiyesinin dağıtılması için bir bekleme süresi öngörülmüş olmasıdır. TTK m. 543'e göre, şirketin borçları ödendikten sonra kalan varlık (tasfiye bakiyesi), pay sahiplerine hemen dağıtılamaz. Kanun, bu dağıtım için, 'alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren bir yıl geçmesi' şartını aramaktadır. Alacaklılara, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde birer hafta arayla üç kez ilan yapılarak çağrıda bulunulur. Bu bekleme süresinin amacı, ilanları görmemiş veya geç görmüş olabilecek bilinmeyen alacaklılara, alacaklarını bildirmeleri için yeterli bir süre tanımaktır. Bir yıllık bu süre dolmadan pay sahiplerine herhangi bir dağıtım yapılması, tasfiye memurlarının kişisel sorumluluğunu doğurur. Ancak, bu kuralın bir istisnası vardır. Metinde de belirtildiği gibi, 'alacaklılar için bir tehlike bulunmadığı takdirde mahkemenin dağıtmaya izin vermesi' mümkündür. Yani, tasfiye memurları, tüm bilinen borçların ödendiğini veya güvence altına alındığını ve bilinmeyen alacaklılar için de bir tehlike kalmadığını ispatlayarak mahkemeye başvururlarsa, mahkeme bu bir yıllık sürenin dolmasını beklemeden dağıtıma izin verebilir. Bu, sürecin hızlandırılmasını sağlayan istisnai bir yoldur.