2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca açılan 'bedel tespiti ve tescil' davası ile aynı kanunun 14. maddesi uyarınca açılabilecek 'kamulaştırma işleminin iptali' davası arasındaki temel farkları; davanın konusu, görevli/yetkili mahkeme ve dava açma süreleri açısından açıklayınız.
Kamulaştırma sürecinde mülk sahibinin başvurabileceği iki temel dava yolu vardır ve bunlar birbirinden tamamen farklıdır: 1) Bedel Tespiti ve Tescil Davası (K.K. m. 10): Bu davayı 'idare' açar. Amacı, kamulaştırılacak taşınmazın bedelinin mahkemece belirlenmesi ve bu bedelin mülk sahibine ödenmesi karşılığında taşınmazın idare adına tescil edilmesidir. Bu dava 'adli yargıda', taşınmazın bulunduğu yer 'Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Mülk sahibi bu davada 'davalı' konumundadır ve temel savunması, idarenin teklif ettiği bedelin düşük olduğu ve gerçek bedelin tespit edilmesi gerektiği yönündedir. Bu davada kamulaştırma kararının hukuka uygunluğu tartışılmaz. 2) Kamulaştırma İşleminin İptali Davası (K.K. m. 14): Bu davayı 'mülk sahibi' açar. Amacı, kamulaştırma işleminin kendisinin (kamu yararı kararının, usulün vb.) hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptalini sağlamaktır. Bu dava 'idari yargıda', işlemin niteliğine göre taşınmazın bulunduğu yer 'İdare Mahkemesi'nde görülür. Dava açma süresi, kamulaştırma kararının tebliğinden veya bedel tespiti davası dilekçesinin tebliğinden itibaren '30 gündür'. Bu davada ise bedel tartışılmaz, sadece işlemin hukuka uygunluğu denetlenir. Özetle, biri bedele ilişkin adli bir dava, diğeri ise işleme ilişkin idari bir davadır.