TTK m. 531'de düzenlenen 'haklı sebeple fesih' davasını açabilmek için aranan asgari sermaye temsil oranı nedir ve bu oran halka açık şirketlerde nasıl farklılaşmaktadır? Mahkemenin, haklı sebep bulsa dahi fesih kararı vermek yerine başvurabileceği alternatif çözüm yolları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194067

TTK m. 531, azınlık pay sahiplerini, şirketin devamını çekilmez hale getiren durumlara karşı koruyan bir yoldur. Bu davayı açabilmek için kanun, belirli bir sermaye oranını temsil etme şartı getirmiştir. Bu oran: - Kapalı (halka açık olmayan) anonim şirketlerde, sermayenin 'en az onda birini (%10)' temsil eden pay sahipleri. - Halka açık anonim şirketlerde ise, sermayenin 'en az yirmide birini (%5)' temsil eden pay sahipleri. Bu davayı tek bir pay sahibi bu oranları sağlıyorsa tek başına, sağlamıyorsa diğer pay sahipleriyle birlikte açabilir. Davanın en önemli özelliği, 'feshin son çare (ultima ratio)' ilkesinin burada da geçerli olmasıdır. Mahkeme, ileri sürülen fesih sebeplerini 'haklı' bulsa bile, doğrudan şirketi feshetmek zorunda değildir. Kanun, mahkemeye alternatif çözüm yolları sunmuştur. Metinde de belirtildiği gibi mahkeme, fesih yerine: a) Davacı pay sahiplerinin paylarının, karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına, b) Duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme (örneğin, şirkete kayyım atanması, belirli bir kararın iptali gibi) karar verebilir. Bu, şirketin varlığını korumayı önceliklendiren bir yaklaşımdır.