Defter ve belgeleri ibraz etmeme (gizleme) suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanabilirliğini, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/5051 sayılı kararı çerçevesinde 'zararın giderilmesi' koşulu açısından tartışınız. Bu suç tipi 'zarar suçu' olarak nitelendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194062

HAGB kararı verilebilmesinin koşullarından biri (CMK m. 231/6-c), suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir. Ancak Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/5051 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu 'zarar' kavramı, 'kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara' ilişkindir. Defter ve belgeleri ibraz etmeme (gizleme) suçu, bir 'zarar suçu' değil, bir 'tehlike suçu'dur. Suçun oluşumu için somut bir vergi kaybının (kamu zararının) meydana gelmesi şart değildir; belgelerin ibraz edilmemesiyle vergi denetiminin engellenmesi tehlikesinin yaratılması yeterlidir. Bu nedenle Yargıtay, bu suçta CMK m. 231'in aradığı anlamda somut, ölçülebilir bir zarardan söz edilemeyeceğini kabul etmektedir. Kararda, mahkemenin 'katılan idarenin zararının tamamının karşılanmadığı' gerekçesiyle HAGB uygulanmasına yer olmadığına karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur. Çünkü bu suçta giderilmesi gereken somut bir zarar yoktur. Dolayısıyla, diğer koşulları (sabıkasızlık, 2 yıl altı ceza vb.) taşıyan sanık hakkında, zarar giderilmediği gerekçesiyle HAGB kararı verilmemesi bir bozma nedenidir.