Vergi Usul Kanunu m. 359/a-2'de düzenlenen 'defter ve belgeleri gizleme' suçunun manevi unsuru (kast) ile 'mücbir sebep' savunması arasındaki ilişkiyi, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/2822 sayılı kararı bağlamında analiz ediniz. Sanığın, defterlerin muhasebecisinde olduğunu ve muhasebecisine ulaşamadığını beyan etmesi, suçun manevi unsurunu ortadan kaldıran veya hukuka uygunluk nedeni teşkil eden bir durum olarak kabul edilebilir mi? Gerekçelendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194061

Defter ve belgeleri gizleme suçu (VUK m. 359/a-2), varlığı noter tasdiki veya sair suretlerle sabit olan defter ve belgelerin, incelemeye yetkili kişilere ibraz edilmemesiyle oluşan bir tehlike suçudur. Suçun manevi unsuru genel kasttır; yani failin, ibraz etme yükümlülüğünü bilerek ve isteyerek yerine getirmemesidir. 'Mücbir sebep' ise, kişinin iradesi dışında meydana gelen ve sorumluluğu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedenidir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/2822 sayılı kararında, sanığın 'defterlerin muhasebecisinde olduğu ve muhasebecisine ulaşamadığı' yönündeki savunması, suçun oluşumunu engellememiştir. Bunun temel nedeni, VUK uyarınca defter ve belgeleri saklama ve istendiğinde ibraz etme yükümlülüğünün bizzat mükellefin kendisine ait olmasıdır. Bu yasal sorumluluk, bir muhasebeciye veya başka bir üçüncü kişiye devredilemez. Mükellefin, defterlerini emanet ettiği kişiye ulaşamaması, öngörülebilir bir risk olup, hukuken geçerli bir 'mücbir sebep' olarak kabul edilmemektedir. Bu durum, failin ibraz etmeme yönündeki kastını da ortadan kaldırmaz. Yargıtay, bu savunmayı yeterli görmeyerek suçun tüm unsurlarıyla oluştuğuna karar vermiştir. Dolayısıyla, bu tür bir savunma ne manevi unsuru ortadan kaldırır ne de bir hukuka uygunluk nedeni teşkil eder; mükellef yine de sorumlu tutulur.