HMK'ya göre 'taraf sıfatı' yokluğu nedeniyle bir davanın reddedilmesi halinde, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilir mi? Haksız tutuklama tazminat davalarında bu kuralın uygulanmamasının gerekçesini, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2007 tarihli kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194056

Genel usul hukukunda, davanın reddedilmesi halinde, davada kendini vekille temsil ettiren davalı lehine, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilir. Ancak, bu kuralın önemli istisnaları vardır. Bunlardan biri, haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davalarıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/7038 E. sayılı kararında atıf yapılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2007 tarihli kararında belirtildiği gibi, haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, davacının dava açarken talep ettiği tazminat miktarının bir kısmı reddedilse dahi, davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Bu istisnanın temel gerekçesi, bu tür davaların niteliğidir. Davacı, haksız bir koruma tedbiri nedeniyle uğradığı zararın tam miktarını dava açarken kesin olarak bilme veya belirleme imkanına sahip değildir. Tazminat miktarı, mahkemenin yapacağı inceleme ve takdir sonucunda ortaya çıkacaktır. Davacının talep ettiği miktarın bir kısmının reddedilmesi, onun tamamen haksız olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle, davacıyı, talep ettiği miktarın reddedilen kısmı üzerinden bir de vekalet ücreti ödeme riskiyle karşı karşıya bırakmak, hak arama özgürlüğünü caydırıcı bir etki yaratabilir. Bu özel davalarda davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilebilmesi, ancak 'davanın tamamen reddi' halinde mümkündür. Kısmi ret halinde vekalet ücretine hükmedilmez.