İş Kanunu m. 18 uyarınca 'işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan' fesihlerde, işverenin 'fesih için objektif kriterler' belirleme yükümlülüğünü açıklayınız. Metinde, bu kriterlerin belirlenmesinde 'işletme çalışanlarına daha az rahatsızlık verecek şekilde bir seçim' yapılması önerisi hangi somut örneklerle desteklenmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194053

İşletmesel bir karar (yeniden yapılanma, daralma vb.) sonucunda birden fazla işçinin pozisyonu 'işgücü fazlası' haline geldiğinde ve işveren bu fazlalıktan sadece bir kısmını işten çıkarmak durumunda olduğunda, hangi işçilerin çıkarılacağını belirlerken keyfi davranamaz. Yargıtay içtihatları, işverenin bu seçimi yaparken 'objektif ve sosyal yönden kabul edilebilir kriterler' kullanması gerektiğini kabul etmektedir. Bu, 'eşit işlem borcu'nun bir yansımasıdır. İşveren, kimin işten çıkarılacağını belirlerken kullandığı kriterleri (örneğin, performans, verimlilik, kıdem, sosyal durum, yaş) somut ve denetlenebilir bir şekilde ortaya koymalıdır. Metinde, bu seçimin 'işletme çalışanlarına daha az rahatsızlık verecek şekilde' yapılması, yani 'sosyal seçim' ilkesi önerilmektedir. Bu ilkeye göre, işveren öncelikle feshi en son çare olarak görmeli ve şu gibi kriterlere öncelik vermelidir: - Gönüllü olarak ayrılmak isteyen personele öncelik tanımak. - Emeklilik hakkını elde etmiş personeli tercih etmek. - Performansı veya verimliliği objektif olarak daha düşük olanları seçmek. - Daha önce uyarı almış, devamsızlığı bulunan personeli dikkate almak. - Bekar ve çocuğu olmayan işçileri, evli ve çocuklu olanlara tercih etmek. Bu tür sosyal kriterlerin kullanılması, feshin geçerliliği açısından işverenin iyi niyetini gösteren ve keyfiliği önleyen önemli bir unsurdur. İşveren, bu seçimi yaparken oluşturduğu 'sosyal seçim planını' da ispat yükümlülüğü kapsamında mahkemeye sunmalıdır.