Tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine kiracının itiraz etmesi durumunda, kiraya verenin başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? İcra Hukuk Mahkemesi'nde ve Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılacak davaların nitelikleri ve dava açma süreleri arasındaki farkları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194048

Yazılı tahliye taahhüdü, kiraya verene kiracıyı tahliye etmek için güçlü bir hukuki araç sunar. Kiraya veren, taahhüt edilen tarihte kiracı taşınmazı boşaltmazsa, bu taahhüde dayanarak icra dairesi aracılığıyla tahliye emri gönderilmesini isteyebilir. Kiracı bu tahliye emrine 7 gün içinde itiraz ederse (özellikle taahhütnamedeki imzaya veya tarihe itiraz ederse), takip durur. Bu noktada, metinde de belirtildiği gibi, kiraya verenin önünde iki seçenekli bir yol vardır: 1) İtirazın Kaldırılması Davası (İcra Hukuk Mahkemesi): Bu, daha hızlı bir yoldur. Kiraya veren, itirazın kendisine tebliğinden itibaren '6 ay içinde' İcra Hukuk Mahkemesi'nde 'itirazın kaldırılması ve tahliye' davası açabilir. Bu davada mahkeme, dar kapsamlı bir inceleme yapar. Eğer tahliye taahhüdü noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmışsa (imzası ikrar edilmişse), mahkeme başka bir delil araştırmadan itirazı kaldırır ve tahliyeye karar verir. Eğer taahhüt adi yazılı ise ve kiracı imzaya itiraz etmişse, bu mahkemede imza incelemesi yapılamayacağından dava reddedilir. 2) İtirazın İptali Davası (Sulh Hukuk Mahkemesi): Bu, genel hükümlere göre açılan daha kapsamlı bir davadır. Kiraya veren, itirazın tebliğinden itibaren '1 yıl içinde' Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 'itirazın iptali ve tahliye' davası açabilir. Bu davada mahkeme, imza itirazı da dahil olmak üzere her türlü delili (bilirkişi incelemesi, tanık vb.) değerlendirerek karar verir. Bu yol daha uzun sürse de, adi yazılı taahhütlerdeki imza inkarı gibi durumlarda başvurulması zorunlu olan yoldur.