Belirli süreli ve belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açma süreleri nasıl farklılaşmaktadır? TBK m. 350 ve m. 353'teki düzenlemeleri karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194042

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açma süreleri, kira sözleşmesinin belirli veya belirsiz süreli olmasına göre önemli farklılıklar gösterir: 1) Belirli Süreli Kira Sözleşmeleri: TBK m. 350'ye göre, belirli süreli sözleşmelerde dava, sözleşme 'süresinin sonundan' başlayarak 'bir ay içinde' açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür. Örneğin, 31.12.2023'te biten 1 yıllık bir sözleşme için dava, 01.01.2024 ile 31.01.2024 tarihleri arasında açılmalıdır. Bu bir aylık süre içinde dava açılmazsa, kiraya veren bu hakkını kaybeder. Ancak TBK m. 353, kiraya verene bir kolaylık sağlar: Kiraya veren, bu bir aylık süre içinde dava açmak yerine, kiracıya yazılı olarak dava açacağını bildirirse, 'dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.' Bu bildirim, dava açma hakkını bir sonraki kira yılının sonuna kadar korur. 2) Belirsiz Süreli Kira Sözleşmeleri: Belirsiz süreli sözleşmelerde durum daha karmaşıktır. Kiraya veren, önce 'kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uymak' zorundadır (TBK m. 350/2). Genel hükümlere göre (TBK m. 328-329), fesih dönemi genellikle 6 aylık dönemlerdir ve fesih bildiriminin bu dönemin sonundan en az 3 ay önce yapılması gerekir. Kiraya veren, bu fesih bildirim sürelerine uygun olarak belirleyeceği tahliye tarihinden itibaren yine 'bir ay içinde' davayı açmalıdır. Özetle, belirli süreli sözleşmede süre sonundan itibaren 1 ay içinde dava açılırken, belirsiz sürelide önce genel hükümlere göre fesih bildirimi yapılıp, belirlenen tahliye tarihinden itibaren 1 ay içinde dava açılır.