Mali müşavirlerin, CMK m. 46/1-c uyarınca sahip oldukları tanıklıktan çekinme hakkının kapsamı nedir? Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin E:2017/4667 sayılı kararında, sahte kira kontratı düzenlendiği iddiasıyla yargılanan sanığın beyanı üzerine mali müşavirin tanık olarak dinlenmesi sürecinde mahkemenin hangi usuli yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiği belirtilmiştir?
CMK m. 46/1-c, 'Mali işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterlerin bu sıfatları dolayısıyla hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler' konusunda tanıklıktan çekinme hakkı tanımaktadır. Bu hak, avukatlar gibi mutlak olmayıp, ilgilinin (mükellefin) rızası halinde ortadan kalkar (CMK m. 46/2). Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin E:2017/4667 sayılı kararında, özel belgede sahtecilikle suçlanan sanığın, suça konu kira kontratını muhasebecisi olan mali müşavirin hazırladığını beyan etmesi üzerine, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için mali müşavirin tanık olarak dinlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak bu dinleme işlemi yapılırken mahkemenin uyması gereken usuli yükümlülükler belirtilmiştir: 1) Tanık mali müşavir usulüne uygun olarak duruşmaya davet edilmelidir. 2) Kendisine CMK m. 46/1-c uyarınca mesleği gereği tanıklıktan çekinme hakkı olduğu hatırlatılmalıdır. 3) Ayrıca, tanıklığının kendisini veya yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olması ihtimaline karşı CMK m. 48 uyarınca tanıklıktan değil, sadece bu tür sorulara 'cevap vermekten çekinme' hakkı olduğu da ihtar edilmelidir. Mahkeme, bu yasal hakları hatırlattıktan sonra, suça konu kontratı tanığa göstererek kontratın kim tarafından düzenlendiği ve imzalandığı gibi konularda beyanını almalıdır. Bu usuli güvenceler sağlanmadan alınacak bir ifade, hukuka aykırı delil niteliği taşıyabilir.