Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından verilen bir kararın temyiz edilmesi sürecinde, temyiz dilekçesinin ilk derece mahkemesine verilmesi durumunda izlenmesi gereken usuli yol nedir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/337 E. sayılı kararı, bu usule uyulmamasının yarattığı sorunları nasıl açıklamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #194022

HMK m. 365'e göre temyiz dilekçesi, kararı veren BAM hukuk dairesine veya Yargıtay'a sunulmak üzere başka bir yer BAM veya ilk derece mahkemesine verilebilir. Dilekçe kararı veren BAM dışında bir mahkemeye verilmişse, o mahkeme tarafından derhal ilgili BAM hukuk dairesine gönderilmelidir. Asıl usuli işlemleri yapacak olan mercii, kararı veren BAM'dır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/337 E. sayılı kararında eleştirildiği gibi, ilk derece mahkemesinin dosyayı doğrudan Yargıtay'a göndermesi usule aykırıdır. Doğru prosedür şöyledir: Temyiz dilekçesini alan (veya kendisine gönderilen) BAM hukuk dairesi, temyiz harçlarının ve giderlerinin yatırılıp yatırılmadığını, temyizin süresinde yapılıp yapılmadığını, kararın temyizi kabil (kesin olmayan) bir karar olup olmadığını denetler. Varsa eksiklikler için HMK m. 344 uyarınca muhtıra çıkarır. Tüm bu usuli işlemler tamamlandıktan sonra, BAM dosyayı bir üst yazı ile Yargıtay'ın ilgili dairesine gönderir. Kararda belirtilen sorunlar ise bu usule uyulmamasından kaynaklanır: 1) Dosyanın ilk derece mahkemesince doğrudan Yargıtay'a gönderilmesi, UYAP sisteminde temyiz edilen kararın BAM kararı değil, ilk derece mahkemesi kararı olarak hatalı kaydedilmesine neden olur. 2) Bu durum, Yargıtay'ın vereceği onama/bozma kararının şeklen yanlış karara (ilk derece mahkemesi kararına) ilişkin olması gibi bir karmaşa yaratır. 3) En önemlisi, BAM başkan ve üyeleri hakkında doldurulması gereken 'kanun yolu değerlendirme formu' (not fişi) düzenlenemez. Bu nedenlerle Yargıtay, usule uygun kayıt ve işlemlerin yapılması için dosyanın kararı veren BAM'a gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar vermiştir.