İcra ve İflas Kanunu m. 82 uyarınca, borçlunun evinde bulunan hangi eşyalar 'lüzumlu eşya' kabul edilerek haczedilemez? Yargıtay'ın 'mütevazı yaşam standardı' kriterini ve 'aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması' durumunu nasıl yorumladığını örneklerle açıklayınız.
İİK m. 82, borçlunun ve ailesinin insanca yaşamasını sürdürebilmesi için gerekli olan temel eşyaların haczedilemeyeceğini hükme bağlayarak sosyal devlet ilkesini yansıtır. Metinde belirtildiği gibi, 'borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşyalar' haczedilemez. Yargıtay içtihatları, bu 'lüzumlu eşya' kavramını 'mütevazı bir yaşam standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan toplumsal statünün asgari koşullarının korunmasına yarayan' eşyalar olarak tanımlamaktadır. Bu kapsamda, yatak, elbise dolabı, koltuk takımı, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, halı gibi temel ev eşyaları haczedilemez. Ancak bu kural mutlak değildir. Eşyanın lüks nitelikte olması veya birden fazla olması durumunda haciz mümkündür. Örneğin, Yargıtay'a göre, değeri çok yüksek (fahiş) bir televizyon (örneğin ev sinema sistemi) veya antika bir mobilya, lüzumlu eşya kapsamı dışındadır ve haczedilebilir. 'Aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması' halinde ise, bunlardan sadece biri borçluya bırakılır, diğeri haczedilir. Örneğin evde iki adet buzdolabı varsa, biri lüzumlu eşya sayılarak haczedilmezken, ikincisi haczedilebilir. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş gibi tasarruf ve yatırım araçları ise hiçbir surette lüzumlu eşya sayılmaz ve her durumda haczedilebilir.