Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için TMK'da öngörülen iki temel hali (ölüm tehlikesi içinde kaybolma ve uzun süredir haber alınamama) ve bu haller için aranan bekleme sürelerini açıklayınız. Bu süreler geçtikten sonra dava açmak için bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre var mıdır?
TMK m. 32, gaiplik kararının iki temel dayanağını düzenler: 1) Ölüm Tehlikesi İçinde Kaybolma: Bir kişinin, yaşamını tehlikeye atan bir olay (uçak kazası, gemi batması, savaş, deprem vb.) içinde kaybolması durumudur. Bu durumda, gaiplik kararı istenebilmesi için ölüm tehlikesinin yaşandığı olayın üzerinden 'en az bir yıl' geçmiş olması gerekir (TMK m. 33/1). 2) Uzun Süredir Haber Alınamama: Kişinin ölüm tehlikesi olmaksızın ortadan kaybolması ve kendisinden uzun zamandır hiçbir haber alınamaması halidir. Bu durumda ise, gaiplik davası açılabilmesi için kişiden alınan 'son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl' geçmiş olması şarttır (TMK m. 33/1). Metinde belirtildiği üzere, kanunda öngörülen bu bir ve beş yıllık süreler geçtikten sonra gaiplik davası açmak için herhangi bir ek süre sınırlaması, zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Yani, bu asgari bekleme süreleri dolduktan sonra, hakları gaibin ölümüne bağlı olan kişiler (mirasçılar, alacaklılar vb.) her zaman gaiplik davası açabilirler.