5237 sayılı TCK'nın 226. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun 7. fıkrası, 'bilimsel eserler' ile 'sanatsal ve edebi değeri olan eserler' için bir hukuka uygunluk nedeni öngörmektedir. Bu iki eser türü için getirilen istisnalar arasındaki temel fark nedir ve bu istisnaların uygulanabilmesi için aranan koşulları analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193998

TCK m. 226/7, genel ahlakı koruma amacı ile bilim ve sanat özgürlüğü arasında bir denge kurmaktadır. Bu fıkra, iki tür eser için istisna getirir ve aralarında önemli bir fark vardır: 1) Bilimsel Eserler: Bilimsel eserler için istisna mutlaktır. Eserin bilimsel nitelikte olması, TCK m. 226'daki müstehcenlik suçunun kapsamı dışında kalması için yeterlidir. Bu eserler için ek bir koşul aranmaz. Örneğin, tıp veya anatomi kitaplarındaki insan vücudu tasvirleri bu kapsamdadır. 2) Sanatsal ve Edebi Değeri Olan Eserler: Bu eserler için istisna ise koşulludur. İki koşulun bir arada bulunması gerekir: a) Eserin sanatsal ve edebi değerinin olması: Bu, mahkeme tarafından bilirkişi marifetiyle değerlendirilecek bir husustur. b) Çocuklara ulaşmasının engellenmesi: Eser, sanatsal veya edebi değere sahip olsa bile, çocukların erişimine açık bir şekilde sergilenemez, satılamaz veya sunulamaz. Örneğin, sanatsal değeri olan bir nü tablo, bir müzede sergilenebilirken, çocukların serbestçe girip çıktığı bir alışveriş merkezinde sergilenemez. Ayrıca, bu istisnanın TCK m. 226/3 (çocuk pornografisi) için geçerli olmadığı açıkça belirtilmiştir. Yani, üretiminde çocukların kullanıldığı bir materyal, sanatsal veya edebi değeri olduğu iddiasıyla dahi meşrulaştırılamaz.