Birine rıza dışı çıplak fotoğraf gönderme eylemi, TCK m. 226 (Müstehcenlik) kapsamında mı, yoksa TCK m. 105 (Cinsel Taciz) kapsamında mı değerlendirilmelidir? İki suç tipi arasındaki ayrımı ve Yargıtay'ın olası içtima yaklaşımını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193990

Bir kişiye rızası olmaksızın çıplak fotoğraf göndermek, birden fazla suç tipinin unsurlarını barındıran bir eylemdir. Eylem, içeriği itibarıyla müstehcen bir görüntünün başkasının kullanımına sunulması (TCK m. 226) niteliği taşıyabilir. Ancak aynı zamanda, cinsel amaçla gerçekleştirilen ve kişiyi rahatsız eden bir davranış olması nedeniyle cinsel taciz (TCK m. 105) suçunu da oluşturur. Metinde, bu eylemin TCK m. 105/2-d'deki 'sergilemek suretiyle' işlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu belirtilmektedir. Yargıtay uygulamalarında, bu tür eylemlerin öncelikle cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen bir suç olan cinsel tacizi oluşturduğu kabul edilmektedir. Eylemin aynı zamanda müstehcenlik suçunu da oluşturması durumunda, TCK m. 44'teki fikri içtima kuralı gündeme gelir. Bu kurala göre, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suça sebebiyet veren kişi, en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Cinsel taciz ve müstehcenlik suçlarının temel ve nitelikli hallerinin cezaları karşılaştırıldığında, genellikle daha ağır olan suçtan (ki bu somut olaya göre değişebilir) ceza verilmesi gerekecektir. Ancak metindeki vurgu, eylemin öncelikli olarak 'cinsel taciz' olarak nitelendirildiği yönündedir, çünkü eylem doğrudan bir kişiyi hedef alarak cinsel özgürlüğünü ihlal etmektedir.