İcra ve İflas Kanunu'na göre 'taahhüdü ihlal' suçundan verilen tazyik hapsi cezasının infazı için yakalanan ve daha sonra serbest bırakılan bir hükümlünün, verilen sürede teslim olmaması durumunda, yakalanmış olması ceza zamanaşımını keser mi? Yargıtay'ın bu konudaki görüşünün temelinde yatan 'tazyik hapsi' ve 'hapis cezası' ayrımı nedir?
Hayır, yakalanmış olması tazyik hapsine ilişkin zamanaşımını kesmez. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2014/17801 E., 2014/17713 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu konudaki temel ayrım 'tazyik hapsi'nin hukuki niteliğinden kaynaklanmaktadır. Tazyik hapsi, TCK anlamında bir 'hapis cezası' değil, kişiyi belirli bir yükümlülüğü (borcu ödeme) yerine getirmeye zorlayan bir 'disiplin hapsi' türüdür. TCK m. 71'de düzenlenen ve yakalanma, mahkumiyet gibi hallerde ceza zamanaşımını kesen hükümler, sadece TCK'da tanımlanan 'suçlar' karşılığı verilen 'cezalar' için geçerlidir. Tazyik hapsi bir ceza olmadığından, TCK'daki ceza zamanaşımını kesen kurallar bu yaptırım türü için uygulanamaz. İcra ve İflas Kanunu'nda da tazyik hapsinin zamanaşımını kesen özel bir hüküm bulunmadığından, İİK m. 347'de öngörülen 3 aylık şikayet ve 1 yıllık ceza zamanaşımı ile İİK m. 354'teki 2 yıllık cezanın yerine getirilmesi zamanaşımı süreleri kesintiye uğramadan işlemeye devam eder. Bu nedenle, hükümlünün yakalanıp serbest bırakılması, 2 yıllık zamanaşımı süresini kesmez veya yeniden başlatmaz (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-1.html).