Boşanma davasında, taraflardan birinin 'narsist' olduğu iddiası ve bu durumun evlilik birliğini çekilmez hale getirdiği savunması yapıldığında, mahkemenin bu iddiayı araştırmak için başvurabileceği ispat araçları nelerdir? Özellikle 'uzman bilirkişi raporu'nun bu tür davalardaki rolü ve delil değeri nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193586

Bir eşin 'narsist' olduğu iddiası, TMK m. 166/1 (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) kapsamında bir kusur vakıası olarak ileri sürülebilir. Bu iddianın ispatı için mahkemenin başvurabileceği ispat araçları şunlardır: 1) Tanık Beyanları: Eşin narsist kişiliğinden kaynaklanan aşağılayıcı, küçük düşürücü, bencil ve manipülatif davranışlarına şahit olan ortak arkadaşlar, aile üyeleri veya komşular dinlenebilir. 2) Yazılı ve Görsel Deliller: Mesajlaşmalar, e-postalar, sosyal medya paylaşımları gibi, iddia edilen narsist davranışları ve uygulanan psikolojik şiddeti gösteren materyaller sunulabilir. 3) Uzman Bilirkişi Raporu: Bu tür davalarda en önemli delillerden biri uzman raporudur. Mahkeme, davalı eşin psikolojik durumunun ve kişilik özelliklerinin tespiti için, üniversitelerin psikiyatri veya adli tıp anabilim dallarından veya Adli Tıp Kurumu'ndan 'uzman bilirkişi raporu' alınmasına karar verebilir. Bu rapor, davalının narsistik kişilik bozukluğu veya narsist kişilik özellikleri taşıyıp taşımadığını, bu durumun evlilik birliği içindeki davranışlarına nasıl yansıdığını ve ortak yaşamı diğer eş için çekilmez kılıp kılmadığını bilimsel olarak ortaya koyar. Hâkim, bu raporu diğer delillerle birlikte değerlendirerek kusur tespiti yapar ve kararını verir. Rapor, hâkimi bağlayıcı olmasa da, teknik bir konuda uzman görüşü içerdiği için kararda belirleyici bir rol oynar (kadimhukuk.com.tr/makale/narsist-esten-bosanma/).